BAZI TARİKAT ŞEYHLERİ İLE CEMAÂT LİDERLERİMİZ SEYYİD VE ŞERİFLERİ GÖRÜNCE ONLARLA ŞÖYLE KONUŞURLAR;

0
240

Üstünlük takvadadır Ceddinize güvenmeyin. Allah katından kim takva sahibi ise o
üstündür! Sizler Resul’ün zahiri oğulları iseniz, biz de manevi oğullarıyız. Devamlı böyle sorularla karşılaşıyoruz, onlara peki diyoruz ve şu cevabı veriyoruz;
Allah amelinizi ziyade eylesin…Bir kişi takva ehli olmakla RASUL’ÜN ÂLİ-TARAFTARI OLUR, FAKAT EVLADI OLAMAZ. Ayrıca bilirsiniz ki şeriat zahire hükmeder. Bir sâlik, riyazat ve ibadetle manevi hacca malik olsa, zahiren hacca gitmek, farzı o kimsenin üzerinden kalkar mı? Tabi ki kalkmaz.
Resulullah’ın gerek manevi, gerek zahiri oğlu ol, zahiri /cismani oğluna riayet etmezsen, şeriatı tahrip etmiş olursun.” Şeriatı tahrip etmekte küfürdür.”
insaf ehli kimseler, bu yazdıklarımdan Evlad-ı Resul’ün mertebesinin ne olduğunu anlayacaklardır, fakat son olarak şunu da hatırlayınız kibir kimse salavat getirip, Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin.” demezse, İslamiyet’i tamam olmaz. Öyle bir taife (Resulullah’ın evlatlarıdır) düşünün ki, onların adını anmak bile iman sebebi oluyor! Artık onlara karşı, “biz sizden daha üstünüz veya daha alimiz, takva sahibiyiz “demek, hiç bir anlamı yoktur, küfürdür, cehennemlik….