Yüce allah’ın kelâmı Kur’anı Kerimde şöyle geçiyor: “De ki: Ben buna (risaletime) karşılık sizden akrabamı (Ehl-i Beyt’imi) sevmenizden başka bir ücret istemiyorum.” (Şura/23) ayetinin tefsirinde Resul-i Ekrem’in (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her kim Âl-i Muhammed sevgisi üzere ölürse, şehid olarak ölmüştür.” “Bilin, her kim Âl-i Muhammed sevgisi üzere ölürse, bağışlanmış bir halde ölmüştür.” “İyi bilin ki, her kim Âl-i Muhammed sevgisi üzere ölürse, tövbe ederek ölmüştür.” “İyi bilin ki, her kim Al-i Muhammed sevgisiyle ölürse, imanını tamamlamış mü’min olarak ölmüştür.” “İyi bilin ki, Al-i Muhammed sevgisi üzere ölen kimseyi, öldüğünde ilk olarak ölüm meleği, daha sonra da Nekir ile Münker cennetle müjdeler.” “İyi bilin ki, Âl-i Muhammed sevgisi üzere ölen kimse, gelinin bezenip güvey evine götürüldüğü gibi cennete götürülür.” “İyi bilin ki, her kim Âl-i Muhammed sevgisi üzere ölürse, kabrinde cennete doğru iki kapı açılır.” “İyi bilin ki Allah, Âl-i Muhammed sevgisi üzere ölen kimsenin kabrini meleklerin ziyaretgâhı kılar.” “Ve iyi bilin ki, her kim Al-i Muhammed buğzu (düşmanlığı) üzere ölürse, kiyamete gözlerinin arasına Allah’ın rahmetinden uzak ve umudu kesilmiştir yazılmış bir halde gelecektir.” “İyi bilin ki, Al-i Muhammed buğzu üzere ölen kimse kâfir olarak ölmüştür.” “İyi bilin ki, her kim Al-i Muhammed’e buğzederek ölürse, cennet kokusunu asla alamaz.” DR SEYYİD HÜSEYİN ZERRÂKİ DÜNYA SEYYİDLER VE ŞERİFLER KÜLTÜR VE ARAŞTIRMA DERNEĞİ GENEL BAŞKANI

0
213