
Diyarbakır’ın Kulp ilçesi Karpuzlu Mahallesi’nde medfûn bulunan Seyyid Şeyh Mahmud Herta-i el-Hüseynî Hazretleri’nin türbesi,bölge halkının manevî teveccühüne mazhar olmaktadır. XVII. asırda yaşadığı nakledilen, neseb itibarıyla Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Ehlibeyt’ine mensup olduğu rivayet edilen Seyyid Şeyh Mahmud’un türbesi, ilmî şahsiyeti ve kerametleriyle temâyüz etmiş bir zâtın manevî mirasını taşımaktadır.
Aynı mekânda medfûn bulunan gelini Zeliha Hatun’un ise Osmanlı Padişahı IV. Murad’ın kerîmesi olduğu rivayeti,türbenin tarihî ve manevî ehemmiyetini artırmaktadır.
Bu makalem,söz konusu türbenin tarihî arka planını, dinî-tasavvufî bağlamını ve halk nezdindeki ziyaret geleneğini akademik bir üslupla ele almayı hedeflemektedir.
- Giriş: Türbe ve Ziyaret Kültürünün Dinî Temelleri
İslâm medeniyetinde “ziyâret-i kubûr” sünnet-i seniyye ile sabit bir uygulama olup, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) “Kabirleri ziyaret ediniz; zira o size âhireti hatırlatır.” buyurmuştur. Velîlerin, âlimlerin ve seyyidlerin kabirlerinin ziyareti ise hem tefekkür hem de teberrük niyetiyle asırlardır sürdürülen bir gelenektir.
Bu bağlamda Diyarbakır Kulp’a bağlı Karpuzlu/Herta Mahallesi’nde bulunan Seyyid Şeyh Mahmud Herta-i Hazretleri’nin türbesi,Anadolu irfan geleneğinin yaşayan bir nüvesi olarak değerlendirilebilir. - Seyyid Şeyh Mahmud Herta-i el-Hüseynî Hazretleri
Rivayetlere göre XVII. asırda yaşayan Seyyid Şeyh Mahmud Hazretleri,neseb silsilesi Hz. Hüseyin (r.a.) vasıtasıyla Resûlullah’a (s.a.v.) ulaşan seyyid bir âlimdir. Döneminin ilmî ve tasavvufî çevrelerinde ilmî vukûfiyeti, zühd ve takvasıyla tanınmıştır. “Herta-i” nisbesi, medfûn bulunduğu Karpuzlu Mahallesi’nin eski ismi olan “Herta”dan gelmektedir. Keramet sahibi olduğuna dair halk arasında mütevatir menkıbeler nakledilmekte, bu durum türbeye olan ilginin artmasına vesile olmaktadır.
Türbenin bulunduğu hazîrede ayrıca dönemin ulemâ ve meşâyihine ait kabirlerin bulunması,buranın tarihî bir ilim ve irfan merkezi olduğuna işaret etmektedir.
3. Zeliha Hatun ve Osmanlı-Seyyid Bağlantısı
Türbenin hemen yanında medfûn bulunan Zeliha Hatun’un, Osmanlı Sultanı IV. Murad Han’ın kızı olduğu rivayet edilmektedir.
Halk arasında yaygın olan anlatıma göre, Sultan IV. Murad, Seyyid Şeyh Mahmud Hazretleri’nin ilminden ve kerametlerinden etkilenmiş; Ehlibeyt’e akrabalık bağı kurmak maksadıyla kerîmesi Zeliha Hatun’u, Şeyh Mahmud’un oğlu Seyyid Şeyh Mustafa Herta-i ile izdivaç ettirmiştir.
- Türbenin Sosyo-Dinî İşlevi ve Ziyaret Geleneği*
Günümüzde Seyyid Şeyh Mahmud Hazretleri’nin türbesi, başta Kulp olmak üzere Diyarbakır ve çevre illerden gelen ziyaretçilerin uğrak mahallidir. Ziyaretçiler, Fatiha ve Yasin-i Şerif okuyarak dua etmekte, Allah Teâlâ’dan şefaat niyaz etmektedir. Tasavvufî gelenekte türbe ziyaretleri, “vesile” ve “teberrük” anlayışıyla meşrû görülmüş; burada yatan zâtın manevî tasarrufuna inanılarak Cenâb-ı Hakk’a niyazda bulunulmaktadır.
- Sonuç ve Değerlendirme
Seyyid Şeyh Mahmud Herta-i el-Hüseynî Hazretleri ve gelini Zeliha Hatun’un türbesi, Anadolu’nun manevî coğrafyasını şekillendiren önemli ziyaretgâhlardan biridir. Gerek seyyidlik nesebi, gerek Osmanlı hanedanıyla kurulan akrabalık bağı, gerekse ilmî şahsiyeti türbeyi tarihî ve dinî açıdan kıymetli kılmaktadır.
Bu tür manevî merkezlerin akademik usullerle incelenmesi, kitâbelerin okunması, vakfiyelerin ortaya çıkarılması ve sözlü tarih çalışmalarının yapılması; hem kültürel mirasın korunması hem de sahih bilginin gelecek nesillere aktarılması bakımından ehemmiyet arz etmektedir.
Cenâb-ı Hak, ehl-i beytin ve sâlih kullarının hürmetine ümmet-i Muhammed’e rahmetiyle muamele eylesin. Âmîn.

