​BUCAK AİLESİNİN NESEBİNİ VE SOYUNU MERAK EDENLER SEYYİD ŞEYH HASAN-I ZERRÂKÎ’NİN HAYATINI OKUSUNLAR!​

0
42

​Son zamanlarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde bazı siyasetçiler, akademisyenler ve sözde aşiret şeyhi olduğunu iddia eden soyu dönme kimseler, Bucak ailesi aleyhinde yoğun bir propaganda yürütmektedir. Çeşitli mecralarda bu mübarek aileyi karalamak isteyenlere tavsiyem; Bucak ailesinin kim olduğunu, Siverek’e nereden ve nasıl göç ettiklerini, soylarının kime dayandığını, atalarının Diyarbakır, Mardin, Siirt, Bitlis ve Şanlıurfa’da ülkesi ve milleti için ne kadar hayırlı hizmetler yaptığını “Zırkan / Zırkî – Zerrâkî Beylikleri Tarihi”ni iyi araştırarak öğrenmeleridir.
​BUCAK AİLESİNİN BÜYÜK DEDESİ SEYYİD HACI ALİ EFENDİ KİMDİR? AKRABALARI İLE NEREDEN VE NASIL SİVEREK’E GÖÇ ETMİŞLERDİR?
​Bucak ailesinin büyük dedesi Seyyid Hacı Ali Efendi’nin soyu Evlâd-ı Resûl’dür. Kendisi 15. göbekten, Zırkan Beylikleri’nin kurucusu, Peygamber Efendimizin (\text{s.a.v.}) 16. kuşaktan torunu, Artuklu Devleti Hükümdarı Emir Artuk’un damadı ve manevi danışmanı Seyyid Şeyh Hasan-ı Zerrâkî (Zırikî)’nin torunudur.
​Hacı Ali Efendi’nin babası, ünlü Atak (Entak) Valisi Mîr Veli Beg’in torunlarından Yusuf Beg’in oğlu Muhammed Beg’dir. Seyyid Yusuf Beg ve kardeşi Ebubekir Beg vefat edince yerlerine büyük oğlu Mîr Muhammed Beg geçer. Mîr Muhammed Beg 1807 yılında vefat edince yerine ortanca kardeşi Ömer Beg (tarihte Ömer Paşa-yı Zirkî olarak geçer) yönetime gelir. Ömer Beg’in de 1825 yılında vefat etmesiyle Zırkan Beylik Başkanlığı’na küçük amcası Ahmet Beg’in getirilmesi uygun görülür.
​Ancak Ahmet Beg’in amcazadelerinden olan Lice Hükümdarı Seyyid Hüseyin Beg (günümüzde Lice’de bulunan Işık ve Atalay soyisimli ailelerin büyük dedesidir): “Bunca yıldır Zırkan Beylik Başkanlığı’nı siz yürütüyorsunuz. Mademki aynı aileden geliyoruz, artık beyliği yönetme sırası bizde olmalıdır” diyerek Ahmet Beg’in yönetimine karşı çıkar. Ahmet Beg ise: “Zırkan Beylik yönetimi bana ailemden miras kaldı, beylik işlerime karışmayın” yanıtını verir.
​Bu durum taraflar arasında anlaşmazlığa ve gerginliğe yol açar. Çıkan çatışmalarda her iki taraftan yaralananlar olur; Seyyid Hüseyin Beg de bu olaylarda hafif şekilde yaralanır. Osmanlı Devleti ve bölgedeki diğer beyliklerin araya girmesiyle çatışmalar yatıştırılır ve Seyyid Hüseyin Beg, Ahmet Beg’in görevinde kalmasını kabul eder.
​Fakat çatışmalar esnasında kendisine karşı koyan ve Ahmet Beg’in yeğeni olan Hacı Ali Efendi’nin çocukları Mehmed, Ömer, Ramazan, Eyüp ile Hacı Ali Efendi’nin amcası Ömer Beg’in çocukları Hasan, Hüseyin, Mahmut, İsmail ve Osman’ın (Osman Efendi, Diyarbakır ili Hazro ilçesinin eski ismi Merani, yeni ismi Ülgen olan köyünde vefat etmiş olup kabri orada ziyarettir) Zırkan Beylik Merkezi olan Atak’tan (Lice) ayrılmasını şart koşar.
​Hacı Ali Efendi, kardeşleri ve amcazadeleri; henüz ilçe statüsünde olmayan ve 500 yıldan beri Zırkan denetiminde bulunan Hazro, Merani, Tercil, Eski Şikefta (Kulaçtepe) ve Beyvane bölgelerine yerleşirler. Bu merkezlerden, Zırkan Beyliği’nin yönetimi altında bulunan Hazro, Lice, Silvan ve Bismil bölgelerindeki mülkiyet ve tasarruflarını idare ederler.
​SİVEREK SANCAĞI’NA GÖÇ VE YENİDEN YAPILANMA
​Yenilikçi politikalar izleyen Osmanlı Sultanı II. Mahmud, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki beylikleri 1825–1850 yılları arasında kademeli olarak ortadan kaldırınca, Zırkan Beyliği de diğer beylikler gibi fiilen ilga edilir. Beyliklerin kaldırılmasına karşı çıkan Zırkan beyleri ve komutanları Osmanlı idaresince teslim alınarak sürgüne gönderilir.
​Bölgede oluşan yönetim boşluğundan yararlanan bazı gruplar, Osmanlı idaresi tarafından bölgeye yerleştirilen menşei belirsiz birtakım yapılarla ittifak kurarak köklü ailelere baskı uygulamaya çalışırlar.
​Bu süreçte Hacı Ali Efendi’nin çocukları, öz amcaları olan ve Zırkan Beylik bölgesinden ilk Hazro Kaymakamı olarak atanan Ahmet Beg’in tek oğlu Eyüb Beg ile bir münakaşa yaşarlar. Hacı Ali Efendi, çok sevdiği öz amcasıyla aralarındaki bağların daha fazla zedelenmemesi adına bölgeden ayrılma kararı alır.
​Ayrılırken, beyliğin hazinesinde bulunan birikimi amcası ve amca çocukları (Hasan, Hüseyin, İsmail, Mahmut ve Şeyh Osman) ile paylaştırır. Payına düşen mallarla birlikte 1850 yılında, ecdadının 500 yıldır hüküm sürdüğü anayurdundan ayrılarak çocukları Mehmet, Ömer, Ramazan, Eyüp, kızları Fatıma, Emine, Ayşe ve 30 hanelik Zırkî akrabası ve silah arkadaşlarıyla Siverek Sancağı’na doğru yola çıkar.
​Haftalar süren yolculuğun ardından Fırat Nehri kıyısına yakın Hadro köyüne varırlar. Hacı Ali Efendi, burayı ve civardaki köyleri bedelini ödeyerek satın alır. Soylu ve asil bir hanedana mensup olması, dürüst ve güvenilir kişiliği sayesinde kısa sürede bölgede büyük bir saygınlık kazanır.
​Hacı Ali Efendi, 1865 yılında Siverek Sancağı Belediye Başkan Yardımcılığı ve Kaymakamlık 1. Azalığı görevlerine seçilerek Hadro köyünden Siverek ilçe merkezine yerleşir. Bu dönemde çocuklarının ve torunlarının eğitimine büyük önem verir; onların eğitimli, kültürlü bireyler olarak yetişmelerini sağlar. Bu soy içinden paşalar, kaymakamlar, belediye başkanları, senatörler, milletvekilleri ve üst düzey devlet adamları yetişir.
​Hacı Ali Efendi 1892 yılında vefat etmiştir. Kabri, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesine bağlı Hadro köyündedir.
​AİLE BÜYÜKLERİNİN KABİRLERİ VE TARİHİ ŞAHSİYETLER
​Mir Mehmet Beg, Ömer Beg, Miri Miran Yusuf Beg ve Seyyid Hüseyin Beg’in Kabirleri: Diyarbakır ili Lice ilçesinde, yedinci dedeleri olan Vakıf Ahmet Beg’in kendi adına yaptırdığı Vakıf Ahmet Beg Camii’nin avlusundadır.
​Kaymakam Ahmet Beg’in Kabri: Diyarbakır ili Hazro ilçesinin girişinde yer almakta olup yöre halkı tarafından “Kaymakam Mezarı” olarak bilinmektedir.
​VAKIF AHMET BEG KİMDİR?
​Hacı Ali Efendi’nin yedinci dedesidir. Atak Valisi ve Zırkan Beylik Başkanı iken, 1514 Çaldıran Meydan Muharebesi’nde 2.000 Zırkan askeriyle Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’in yanında yer almıştır. Safevi Devleti’ne karşı kazanılan zaferde ve Doğu/Güneydoğu Anadolu topraklarının Osmanlı idaresine katılmasında büyük katkılar sağlamış önemli bir komutan ve devlet adamıdır. Aynı zamanda Osmanlı Vakıfları’nın fahri başkanlığını yürütmüş ve Diyarbakır Ulu Camii’nin Şafiiler bölümünü yaptırmıştır.
​NOT: Eskiden vilayet statüsünde olan Atak (Entak), günümüzde Lice ile Hazro arasında bir köy konumundadır. 500 yıl boyunca Zırkan Beylikleri ve denetimindeki bölgeler (bugünkü Lice, Hazro, Hani, Bismil ile Siirt’in Baykan ilçesinde bulunan Derzin ve Gırdıkan beylikleri) buradan yönetilmiştir. Yüksek kalesiyle meşhurdur.
​BİLGİ VE BELGELER
​T.C. Diyarbakır Sulh Hukuk Mahkemesi, 2006/416 nolu Veraset İlamı Kararı.
​Diyarbakır, Lice, Silvan, Hazro ve Bismil Tapu Sicil Kayıtları.
​1850 Yılında İlga Edilen Doğu ve Güneydoğu Beylikleri Tarihi Kayıtları.
​Osmanlı Arşivi’nde Bulunan Seyyid Şeyh Hasan-ı Zerrâkî Soy Şeceresi.
​Hazro Merani’de (Ülgen) türbesi bulunan Seyyid Şeyh Osman Zerrâkî’nin torunu Dr. Hüseyin Zerrâkî elindeki Aile Soy Şeceresi.
​Şerefhan Bitlisî, Şerefname (Osmanlıca, Arapça ve Türkçe Nüshaları), s. 267–281.
​Diyarbakır Vilayeti Salnameleri.