Tefsir-i Kebir’de Bir Ayet,Bir Hakikat: Meveddet Ayeti ve Âl-i Muhammed’e Vacip Olan Sevgi!!!

0
94

İmam Muhammed Fahreddin er-Râzî’nin “Tefsîr-i Kebîr” Adlı Eserinden
Müellifin Doğumu:
Hicrî 544 Cüz 14 Sahife 166-168 Şûrâ Suresi 23.Ayet’in Tefsirinden

“De ki: Sizden, tebliğime karşılık hiçbir maddî şey istemiyorum; sizden ancak akrabalarıma meveddet etmenizi istiyorum.”

Bu ayet-i kerime indiği zaman Ashab sordular ya Resulullah “Meveddetleri bize vacip olan akrabaların kimlerdir?”

Resulullah Buyurdular ki: “Ali,Fâtıma ve oğullarıdır.”

Fahreddin-i Râzî,bu ayet hakkında şöyle diyor:

“Bu ayet-i kerime birkaç vecih ile onların (Ehl-i Beyt’in) yüceliklerine delalet etmektedir.

Birincisi: Bunlar Âl-i Muhammed’dir (s.a.v.) Bu tevatür ile sabittir.

İkincisi:Yine tevatür ile sabit olduğu üzere Resûlullah (s.a.v.), Fâtıma hakkında: ‘Fâtıma benim bir parçamdır. O’nu inciten beni incitmiştir.’Beni incitende allahı incitir buyurmuştur. Ali’yi,Hasan ve Hüseyin’i sevdiği de tevatür ile sabittir. Bu sabit olan noktalardan dolayı bütün ümmete; ‘O’na uyun da doğru yolu bulun.’ (A’râf Suresi: 158) hükmünü kabul etmek, ‘Artık O’nun (s.a.v.) emrine aykırı hareket edenler.(Nûr Suresi: 63) ayetinde bildirilen sonuçtan çekinmek, ‘
De ki: Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin.’ (Âl-i İmrân Suresi: 31) ayetinin buyruğunu tutmak ve ‘Andolsun ki Allah’ın Resûlü’nde sizin için uyulacak en güzel örnek vardır.’ (Ahzâb Suresi: 21) ayetinin hükmüne uymak vaciptir.

Üçüncüsü: Âl-i Muhammed’e (s.a.v.) dua ve salavat etmek onlar (Ehl-i Beyt) için büyük bir şereftir. Bundan dolayıdır ki salavat teşehhüdün sonundadır. Onlardan başkaları için böyle bir yücelik yoktur.
Bütün bunlar Âl-i Muhammed’i (Ali,Fâtıma, Hasan ve Hüseyin’i) sevmenin vacip olduğunu bildirir.”