DELİLLERİYLE EHL-İ BEYT’E MEVEDDET!!!

0
30

Peygamber Efendimiz’in Ali ve Ehl-i Beyt Muhabbeti Hakkında Rivayetler

حمدا لله و صلاة سلاما على رسول الل

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Cebrâil bana geldi ve: ‘Ey Muhammed! Muhakkak ki Allah Teâlâ sana Ali’yi sevmeni ve onu seveni de sevmeni emretmiştir’ dedi.” (Hâkim, Müstedrek; Taberânî, el-Kebîr)

  1. EHL-İ BEYT MUHABBETİN DELİLLERİ

Ehl-i Beyt sevgisi, imanın alametlerindendir. Bu hususta ulemâ ve muhaddisînin naklettiği bazı rivayetler ve izahlar şunlardır:

a. Sıddîkînin Üçüncüsü Hazret-i Ali’dir
Ahmed b. Hanbel’in _Müsned’inde, Ebû Ya‘lâ ve Ebû Eyyûb el-Ensârî’den; Ebû Nuaym, İbnü’l-Meğâzilî ve Muvaffak b. Ahmed el-Hârizmî’nin eserlerinde senetleriyle zikredildiğine göre Rasûlullah Efendimiz buyurmuştur:
“Sıddîklar üç kişidir: Âl-i Yâsin’den Habib-i Neccâr, Âl-i Firavun’dan Mü’min-i Âl-i Firavun olan Hizkîl ve bunların en üstünü Ali b. Ebî Tâlib’tir.”

b. Yetmiş Bin Kişinin İmamlığı
İbnü’l-Meğâzilî, Enes b. Mâlik radıyallahu anh’dan rivayetle kaydetmiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:
“Ümmetimden hesapsız olarak yetmiş bin kişi cennete girecektir.”
Sonra Ali’ye teveccüh ederek: “Onlar mücâhidlerdir ve imamları da Ali b. Ebî Tâlib’tir” buyurdu.

c. “Allah Seni Sevenin Ömrünü İman ile Hatmeder” Hadisi
Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde Ebü’l-Muğîre’den nakledildiğine göre Hz. Ali şöyle buyurmuştur:
Rasûlullah beni aradı. Bir duvarın dibinde uyurken buldu. Ayağıyla dürterek:
“Kalk! Vallahi ben senden, kardeşim ve neslimin babası olmandan râzıyım. Sünnetimi ikâme etmek için seninle muharebe edecekler. Kim bana verdiği ahde vefâ ederek ölürse ahdini yerine getirmiştir. Güneş doğup battığı müddetçe, senin vefâtından sonra seni severek ölen kimsenin ömrünü Allah Teâlâ emniyet ve iman ile hatmeder.” buyurdu.

d. Sevgi Nimet, Buğz Afettir
el-İsâbe’de Yahyâ b. Abdurrahman el-Endelüsî’nin rivayetine göre Rasûlullah şöyle buyurmuştur:
“Kim Ali’yi hayatında ve vefâtından sonra severse, Allah ona emniyet ve hıfzı nasip eder.”

Yine rivayet edildi ki Efendimiz buyurmuştur:
*“Ali’nin sevgisi öyle bir nimettir ki, o varken hiçbir kötülük zarar vermez. Ona buğz etmek ise öyle bir âfettir ki, o varken hiçbir hayır fayda vermez.”

e. Cebrâil’in Emri ve Dört Sahâbî*
Muvaffak el-Hârizmî’nin Menâkıb’ında Ebû Zerr el-Ğıfârî’den nakledildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur:
“Cebrâil nâzil oldu ve dedi ki: ‘Ey Muhammed! Şüphesiz Allah sana Ali’yi sevmeni ve onu seveni de sevmeni emretti.’”

Bir başka rivayette Efendimiz buyurmuştur:
“Allah bana dört kişiyi sevmemi emretti ve onların da beni sevdiğini bana bildirdi.”
“Ey Allah’ın Rasûlü, onlar kimlerdir?” denilince: “Ali, Ebû Zerr, Selmân ve Mikdâd b. Esved el-Kindî’dir” buyurdu. (Tirmizî, Menâkıb)

  1. KUR’ÂN VE EHL-İ BEYT

Müfessirler zikretmişlerdir ki, Ehl-i Beyt hakkında nâzil olan âyet-i kerîmelerin adedi üç yüzden fazladır. Kur’ân-ı Kerîm’in dörtte birinin Ehl-i Beyt’in faziletleri hakkında olduğu nakledilmiştir.
Bu sebepledir ki “İnsanlar Ali sevgisinde birleşselerdi, Allah Teâlâ cehennemi yaratmazdı” meâlindeki rivayetler, bu muhabbetin imandaki merkezî yerine işaret etmektedir. Ali sevgisi,İhlâs Sûresi_’nin tevhiddeki yeri gibidir.

SONUÇ

Yukarıdaki sahih ve hasen rivayetlerden anlaşılmaktadır ki; Ehl-i Beyt’e, hususen Emirü’l-Mü’minîn Ali b. Ebî Tâlib radıyallahu anh’a muhabbet etmek, Rasûlullah’ın vasiyetine uymak ve Cenâb-ı Hakk’ın emrine itaattir.
Bu muhabbet, sahibini fitneden muhafaza eden Nuh’un gemisi, sırâtı geçiren nur ve cehennem ateşine karşı perdedir.

Rabbim bizleri, Ehl-i Beyt’in yolundan ayırmasın. Onların şefaatine nail eylesin. Âmin.