EHL-İ BEYT/SEYYİDLERİN SEVGİSİ FARZDIR – ONLARI SEVMEK ALLAH’U TEÂLÂ’NIN EMRİDİR!

0
19

Yüce Allah (c.c) Kur’an-ı Kerim’de, Rasulullah Efendimiz’den (s.a.v) önce gelen bütün peygamberlerin dilinden şöyle buyurur:

“Biz bu yaptığımız hizmete karşılık sizden hiçbir ücret istemiyoruz. Bizim mükâfatımız ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.” [Şuara Suresi 109, 127, 145]

Yani bütün peygamberler kavimlerine “Biz sizden bir şey istemiyoruz” demişlerdir.

Fakat Alemlere Rahmet olan Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya gelince, Allah-u Teala O’na hususi bir emir vermiştir ve şöyle demesini istemiştir:

“De ki: Ben bu tebliğime karşılık sizden yakınlarımı, Ehl-i Beytimi sevmenizden başka hiçbir ücret istemiyorum.” [Şura Suresi, Ayet 23]

Burada çok ince ve çok ilginç bir nokta vardır.

Madem diğer peygamberler hiçbir karşılık istemedi, Allah-u Teala neden Habibine “Ehl-i Beytimi sevmenizi istiyorum” dedirtiyor? Bunun hikmeti nedir?

Bu sorunun cevabını yine Kur’an-ı Kerim veriyor. Bir diğer ayette Allah Teala şöyle buyuruyor:

“De ki: Sizden istediğim bu ücret var ya, aslında o da sizin içindir, faydası yine sizedir. Benim ecrimi verecek olan ancak Allah’tır.” [Sebe Suresi, Ayet 47]

Yani ayette açıkça buyuruluyor ki: “Benim Ehl-i Beyt’ime besleyeceğiniz sevgi, bana değil, yine size fayda verecek bir şeydir.”

Alimlerimiz bu ayeti şöyle tefsir etmiştir:

Ehl-i Beyt’i sevmek, kurtuluş gemisine binmektir. Ehl-i Beyt’i sevmek, Sırat-ı Müstakim üzere kalmaktır. Çünkü Ehl-i Beyt, Kur’an’ın yaşayan tefsiridir. Onları seven, Resulullah’ı sevmiş olur. Resulullah’ı seven de Allah’ı sevmiş olur.

Bu yüzden bütün müslüman alimleri demişlerdir ki:
Ehl-i Beyt’i sevmek farzdır, onlara buğz etmek ise nifaktır.

Allah bizleri, Ehl-i Beyt’in sevgisinden ve şefaatinden mahrum eylemesin.