YÜZYILDIR UNUTTURULAN RASULULLAH’IN EMANET-İ HAKİKİ EHLİBEYTİ /SEYYİDLERİ ARIYORUZ!!!

0
29

Televizyonlarda ve panellerde Ehl-i Beyt konuşulurken Peygamber neslinden Seyyid ve Şerifler davet edilmiyor. Uzmanlar: “1000 ilmi ehliyete sahip isim var. 20 kişilik ‘Ehl-i Beyt İlim Heyeti’ kurulsun” çağrısı yaptı.

Ülkemizde televizyon kanallarında, panellerde ve toplantılarda Ehl-i Beyt konuşulurken, Hz. Ali’nin (k.v.) mübarek ismi anılırken, temsili Zülfikar’lar birbirine hediye edilirken yüreklerimiz buruklaşmaktadır.

Çok acıdır ki; bu meclislerde Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in mübarek nesli olan Ehl-i Beyt’in hakiki temsilcileri aralarına davet edilmemektedir.

BU MÜBAREKLER NEREDELER?
Elhamdülillah Hz. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) mübarek nesli, ilahi bir lütuf ve emanet olarak kıyamete kadar devam edecektir. Peki bu mübarekler neredeler?

Bugün kitle iletişim araçlarında, üniversitelerde, vakıflarda, derneklerde, bakanlıklarda ve Diyanet İşleri Başkanlığımız bünyesinde sık Ehl-i Beyt toplantıları yapılmakta, Ehl-i Beyt’in ve Hz. Ali’nin (k.v.) faziletleri anlatılmaktadır.

Ne var ki bu yoğun gündeme rağmen, günümüzdeki hakiki ve yetkin Seyyidlerimizin temsilcileri toplumsal alanda yeterince yer bulamıyorlar.

TESPİT: 10 BİN SEYYİD, 500 ALİM
Osmanlı döneminde kurulmuş bulunan Nakibü’l-Eşraflık kurumunun tuttuğu tarihi şecere kayıtlarıyla da malum olduğu üzere; Türkiye’de yaklaşık 10.000 civarında Seyyid ve Şerif kardeşlerimiz yaşamaktadır.
Bu mübarek nüfusun içerisinde ilahiyat, tarih ve sosyoloji gibi alanlarda akademik unvana veya ulema vasfına sahip en az 1000 civarında yetkin isim bulunmaktadır.

İLMİ VE AMELİ TEKLİF: “EHL-İ BEYT İLİM HEYETİ”
Toplumsal bilincin sahih kaynaklarla beslenmesi amacıyla; bu 500 kişilik ilim havuzundan ehliyet ve liyakat sahibi en az 20 şahsiyet belirlenerek ulusal medya organlarına, akademik ve dini programlara davet edilmelidir.

Böylelikle Ehl-i Beyt kültürü, tarihi ve irfanı birinci elden, en doğru kaynaklardan kamuoyuna aktarılmış olacaktır.

Bu adım hem toplumun sahih dini bilgiye ulaşmasını sağlayacak hem de Nebevi mirasın sesi ehil ve birinci ağızlardan duyulacaktır.

SONUÇ
İslam dünyasının ortak değeri olan Ehl-i Beyt ve Hz. Ali (k.v.) sevgisi bugün her platformda gündeme getirilmektedir. Ancak yapılan yayın ve sohbetlerde, konunun doğrudan Ehl-i Beyt şeceresine vakıf ve bu alanda akademik yetkinliğe sahip uzmanlar tarafından temsil edilmesi noktasında ciddi bir boşluk yaşandığı müşahede edilmektedir.

Bu kurumsal boşluğun doldurulması, Ehl-i Beyt tarihinin, kültürünün ve tefekkürünün dezenformasyondan uzak, ilmi bir metodolojiyle topluma aktarılmasını sağlayacaktır.